15 Aralık 2010 Çarşamba

hüznünü de uygun bir yere koyabilmeyi öğrenmeli insan...mesela şehrin en kalabalık ya da en çok yalan söylediğin balkon sahiplerinin sokağına...bu,sizin için de iyi bir başlangıç olabilir bayım...

her geminin ardından mendil sallanmaz,bazı trenler sadece gece gelir yakılan peronlara ve bilmek gerekir kar yağınca şehirde,gök yüzü siyaha değil kırmızıya çalar en fazla...

gün gelecek,iyi insan olma çabamıza en afilli şair dizelerini tanık koşacağız,özlediğimiz kim varsa önce temiz sevmeyi öğreneceğiz...çünkü bildiğimiz tüm masallarda iyiler kazanır,kötülerin meyhane adresleri çocuklardan saklanır...

şimdi bana mavi mektuplar yaz,her birinde ağaçları anlat,giden kuşları ve sokakların ağıtlarını...

ama
en çok
kör noktalarını
anlat...


ben...

burdayım...

İntihar

ve
sen
bütün bu öykülere
rağmen
kolay öleceğini mi sandın?

unutma!!!
asfalta
düştüğünde
ilk önce
bileklerin kanayacak!!!

kan değil
bütün söylenmeyenleri
tüküreceksin
bu sokaklara

ben
şehrini
çalacağım!!!


p.s.

http://fizy.com/#s/1momw1

13 Aralık 2010 Pazartesi

10 Aralık 2010 Cuma

ölmek için
çok geç kaldık...

bu peronda,
biraz daha
susalım...

7 Aralık 2010 Salı

Ölüm var

aslında düşününce;
ölüme rağmen
seviyoruz
birbirimizi...
aslında düşününce;
zor...
çok zor...

27 Kasım 2010 Cumartesi

Şehirde

unutma!!!

bir cinayeti
etini parçalayan kemiklerinle
işliyorsan;
sonraki öykülerin
en gece yerlerinden
kanar

25 Kasım 2010 Perşembe

böyle hikayelerde;
kahramanların geçmişleri
kemiklerindeki kusurlardan okunur