16 Nisan 2011 Cumartesi

15 Nisan 2011 Cuma

Mevsim

bütün mevsimler bizimse
bu gökyüzü altında;

varsın
bugünlük
gidememiş olalım
şehrin parklarında

2 Nisan 2011 Cumartesi

Beyaz

Yılın hangi mevsimine yazıldığı belli olmayan hikayeler gibi,kağıt kesikleriyle bitecek bu şehir, bunu sen de biliyorsun!!!

Anlatılamayan hayallerden ziyade kendi ile kavga edenlerin sonları gibi,ilk kim kendi kanında boğulacaksa bu filmde,başrol o olacak...

bütün bunları zaten daha önceden de konuşmuştuk...

şehirlerin isimlerini söyleyememek gibi bir lanete sahip olanların yangın çıkarmaya meyilli oldukları aşikar... mavi vefasızlıklar ve türevleri...

gün gelecek, parmak izlerine kazınacak bu satırlar; söz konusu mürekkep her sabah uyandığında ağzının tadı olacak...

ne zaman ki
ödeyene kadar
kefaretini;
keseceksin
bileklerini

işte;

yılın
o
günü
bahar
olacak...



ve
sen
benden
daha iyi
bilirsin ki
bu hikaye;
beyazla
tamamlanacak.

28 Mart 2011 Pazartesi

Esir

mevsimin bu zamanında;

bavulların
en karanlık köşelerine
atılması gereken düğümler
birikir
dikkat et

gökyüzü
yarım kalanları
sonsuzluğa mühürler...

gölgenin ve nefesinin
o hiç bitmeyen kavgası
daha da ağır gelir...


sen,
en iyisi


rüzgara okunacak mektuplar yaz...




http://www.youtube.com/watch?v=Dg6gi34mqcI

17 Mart 2011 Perşembe

Bahar

Konuşmanın ölümden de ağır geldiği zamanları duymak gibi geçti kış...

her kelimesiyle bileklerini kesen bir adamın trajikomik hikayesini okuduk satır aralarında... ne kimse beklediğimiz kadar güldü ne de farkında olup hüzünlenen oldu..

perde kapandı...baş roller kadehlerini ve en çok figüranları yağmaladı tozlu kulislerde...

kuşlar;
susmayı bıraktığında senden vazgeçti...

kediler;
konuşmaya başladığında terk ettiler seni dostum...



unutmamalıydın!!!

şehrini,hala içindeyken kundaklarsan;
yüz yıllık ağaçların altına gömülürsün...

ardından;

kaybolmaların,
intiharla eş değer
tutulur...



beni dinlemeliydin

9 Mart 2011 Çarşamba

Mahsur

şehrin adını fısıldamak, kadim lanetleri yeniden canlandırır böyle zamanlarda...
ölü doğmuş bir çocuk gibi; yollar kanını dondurur...

hani kalkıp gelelim desek;
en muhteşem cinayetlerin beyaz tarafından işlendiğine şahit oluruz

sen;
en iyisi
fırtınaya mektuplar oku

ben
nefes alayım...