bu gece
şehri
öyle sustur;
öyle sustur ki
kırılan kemik sesleri
ve
anlatmadıkların dışında
hiç bir şey duyulmasın...
biliyorum
sen
yaparsın
31 Ocak 2011 Pazartesi
23 Ocak 2011 Pazar
Eksik
- tüm cesetlerine söyle;
karargahlarından çıksınlar...
başka bir kıtaya taşınıyoruz.-
Sonra bütün ateş(ler) söndü...
mevsim;ilk önce yaralı olanları öldürdü,ardından ağıt yakanları fişledi.kimse sesini çıkaramadı bu mavi gök gürültülerine.zamansız ve tekinsiz olan her şey şehir tarafından kutsandı kırmızı ve kör bir aralıkta.en fazla çocuklar yağmaladı pas tutmuş kapıları ama hiç açılmadılar...
apansız rast gelmek gibi ışıkları hiç sönmeyen bir pencereye,geçti kış...
söylen-e-meyenlere yedi koca düğüm atıldı ve yedi çingene lanet okudu körelmiş kuşatmaların üzerine...
boş bardaklarda oyunlar söndürüldü,hangi masada kimin yalanına daha fazla tanık toplandıysa,o kazandı...
apansız gelen mektuplar gibi bitti yollar.denizler kurudu ve yolcular inecekleri peronları şaşırıp yüz yıllık uykularına daldılar.
kimsenin aklına kuşlar gelmedi fakat çığlıklarındaki beddualar bir gün sabaha karşı tuttu.yüreklerindeki intihar susunca önce şairler ve evsizler hissetti,ardından tüm ağaçlar kül oldu,gemiler dönmedi...
şimdi;
bu hikayede
kırık dökük
biri yazlık
biri kışlık
iki veda
ve
tamamlan-a-mayan parçalar var.
ya
sen tamamla
ya da
sök bu odanın duvarlarını...
tuğlalar şahidimiz olsun
tüm yalanlarımıza...
karargahlarından çıksınlar...
başka bir kıtaya taşınıyoruz.-
Sonra bütün ateş(ler) söndü...
mevsim;ilk önce yaralı olanları öldürdü,ardından ağıt yakanları fişledi.kimse sesini çıkaramadı bu mavi gök gürültülerine.zamansız ve tekinsiz olan her şey şehir tarafından kutsandı kırmızı ve kör bir aralıkta.en fazla çocuklar yağmaladı pas tutmuş kapıları ama hiç açılmadılar...
apansız rast gelmek gibi ışıkları hiç sönmeyen bir pencereye,geçti kış...
söylen-e-meyenlere yedi koca düğüm atıldı ve yedi çingene lanet okudu körelmiş kuşatmaların üzerine...
boş bardaklarda oyunlar söndürüldü,hangi masada kimin yalanına daha fazla tanık toplandıysa,o kazandı...
apansız gelen mektuplar gibi bitti yollar.denizler kurudu ve yolcular inecekleri peronları şaşırıp yüz yıllık uykularına daldılar.
kimsenin aklına kuşlar gelmedi fakat çığlıklarındaki beddualar bir gün sabaha karşı tuttu.yüreklerindeki intihar susunca önce şairler ve evsizler hissetti,ardından tüm ağaçlar kül oldu,gemiler dönmedi...
şimdi;
bu hikayede
kırık dökük
biri yazlık
biri kışlık
iki veda
ve
tamamlan-a-mayan parçalar var.
ya
sen tamamla
ya da
sök bu odanın duvarlarını...
tuğlalar şahidimiz olsun
tüm yalanlarımıza...
21 Ocak 2011 Cuma
15 Ocak 2011 Cumartesi
Sevgili Günlük
UYARI!!!
-içerideki ses sistemi aşırı derecede kişisel mızmızlanma içermektedir
ay tanrım çok hastayım,o kadar hastayım ki içim çekiliyor. ve tabi ki murphy yasalarını sektirmeyen yaşayan bir zat olarak ayın 18inde çok önemli bir sınavım var. en son geçen sene bu kadar ağır hasta olmuştum,serum falan takmıştı doktor arkadaşlarım ve yine sınav dönemimdi.yarın hastaneye gidip serum yiyecekmişim,öyle buyurdu yüksek zatlar.
nefret ediyorum iğne,serum,neşter ve türevlerinden...aşırı derecede korkuyorum,tırsıyorum,ağlayasım geliyor ki ağladığım da görüşmüştür.
ben hasta olunca,moralim bozulur,depresif olurum,mıyıldanırım,şefkat isterim,kedi gibi olurum ama bu sefer o kadar hastayım ki moralimi bozamıyorum bile,her tarafım ağrıyor falan filan...
bi de konumuzla alakası yok ama birini unutmak,aklımızdan çok iyi bildiğimiz bir şarkının notalarının uçup gitmesine benziyor bence...
son dakika saçma sapan tespitimi de yaparım,kendinize dikkat edin annem,sevin accık beni,evat
-içerideki ses sistemi aşırı derecede kişisel mızmızlanma içermektedir
ay tanrım çok hastayım,o kadar hastayım ki içim çekiliyor. ve tabi ki murphy yasalarını sektirmeyen yaşayan bir zat olarak ayın 18inde çok önemli bir sınavım var. en son geçen sene bu kadar ağır hasta olmuştum,serum falan takmıştı doktor arkadaşlarım ve yine sınav dönemimdi.yarın hastaneye gidip serum yiyecekmişim,öyle buyurdu yüksek zatlar.
nefret ediyorum iğne,serum,neşter ve türevlerinden...aşırı derecede korkuyorum,tırsıyorum,ağlayasım geliyor ki ağladığım da görüşmüştür.
ben hasta olunca,moralim bozulur,depresif olurum,mıyıldanırım,şefkat isterim,kedi gibi olurum ama bu sefer o kadar hastayım ki moralimi bozamıyorum bile,her tarafım ağrıyor falan filan...
bi de konumuzla alakası yok ama birini unutmak,aklımızdan çok iyi bildiğimiz bir şarkının notalarının uçup gitmesine benziyor bence...
son dakika saçma sapan tespitimi de yaparım,kendinize dikkat edin annem,sevin accık beni,evat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)